TOO, ENOUGH, SO ve SUCH- VURGULAMA YAPILARININ İNCELİKLİ KULLANIMI

May 22
Vurgulama, İngilizcede hem yazılı hem sözlü iletişimde önemli bir yer tutar. Too, enough, so ve such gibi yapılar, özellikle bir durumu ya da niteliği vurgulamak için kullanılır. Ancak bu ifadelerin doğru bağlamda ve doğru yapıda kullanılması gerekir. Bu blog yazısında bu dört yapının farklarını, kullanım alanlarını ve örnek cümlelerle nasıl kullanıldığını detaylıca inceleyeceğiz.
Write your awesome label here.

TOO – "Çok Fazla" (Olumsuzluk İçerir)

Too, bir şeyin gereğinden fazla olduğunu, yani olumsuz bir anlam taşıdığını belirtmek için kullanılır.
Yapı: Too + adjective/adverb (+ to + verb)

"Too" Örnekleri 

  1. The soup is too hot to eat. (Çorba yemek için fazla sıcak.)
  2. She was too tired to continue. (Devam etmek için çok yorgundu.)
  3. He is too old to play professional football. (Profesyonel futbol oynamak için fazla yaşlı.)
  4. This box is too heavy to lift by myself. (Bu kutu tek başıma kaldıramayacağım kadar ağır.)
  5. They arrived too late to catch the train. (Treni yakalayamayacak kadar geç geldiler.)

Too kullanıldığında genellikle olumsuz bir sonuç doğar. Bu yüzden olumlu cümlelerde tercih edilmez.

ENOUGH – "Yeterince"

Enough, bir şeyin istenen düzeyde olduğunu ifade eder. Hem olumlu hem olumsuz cümlelerde kullanılabilir. 

Yapılar:
Adjective/Adverb + enough
Enough + noun

"Enough" Örnekleri 

  1. She isn’t tall enough to reach the shelf. (Rafa ulaşmak için yeterince uzun değil.)
  2. Do we have enough chairs for everyone? (Herkes için yeterince sandalyemiz var mı?)
  3. She is strong enough to lift that box. (O kutuyu kaldıracak kadar güçlü.)
  4. The weather is warm enough to go swimming. (Hava yüzmeye gidecek kadar sıcak.)
  5. He didn’t speak loudly enough to be heard. (Duyulacak kadar yüksek sesle konuşmadı.)
Enough, bir eylemin mümkün olup olmadığını gösterir. Too'nun aksine olumlu veya nötr bir vurgusu vardır.

SO – "Bu kadar", "Bu derece"

So, genellikle sıfatlar ve zarflardan önce gelerek bir şeyin derecesini vurgulamak için kullanılır. Ayrıca so that yapısıyla amaca da bağlanabilir.

"So" ayrıca iki cümleyi bağlayarak bir neden-sonuç ilişkisi de kurar.

Yapılar:
So + adjective/adverb
So + adjective + that + result

"So" Örnekleri 

  1. The movie was so good that I watched it twice. (Film o kadar iyiydi ki iki kez izledim.)
  2. She runs so fast! (O kadar hızlı koşuyor ki!)
  3. The movie was so interesting that I watched it twice. (Film o kadar ilginçti ki iki kez izledim.)
  4. She was so tired that she fell asleep on the couch. (O kadar yorgundu ki kanepede uyuyakaldı.)
  5. He ran so fast that no one could catch him. (O kadar hızlı koştu ki kimse onu yakalayamadı.)
"So" genellikle olumlu anlamlar taşır ve çoğu zaman bir sonuç doğurur.

SUCH – "Böylesine", "Ne kadar da"

Such, sıfat + isim ifadeleriyle birlikte kullanılarak bir durumu veya kişiyi vurgular. Aynı zamanda "such that" ile sonuç bildirimi yapılır.

"Such that" ayrıca bir eylemin yapılma amacını da ifade eder.

Yapılar:
Such + (adjective) + noun
Such + noun + that + result

"Such" Örnekleri 

  1. It was such a beautiful day that we went to the beach. (O kadar güzel bir gündü ki denize gittik.)
  2. He is such a kind person. (Ne kadar da kibar bir insan!)
  3. It was such a beautiful day that we went for a picnic. (Böylesine güzel bir gündü ki pikniğe gittik.)
  4. She is such a kind person that everyone loves her. (Ne kadar da nazik bir insan, herkes onu seviyor.)
  5. They told such funny jokes that we couldn’t stop laughing. (Öyle komik şakalar yaptılar ki gülmekten kendimizi alamadık.)
"Such", genellikle duygu ve hayranlık içeren ifadelerde yer alır.

 Karşılaştırmalı Tablo

Yapı Anlamı  Kullanımı   Örnek Cümle
Too  Gereğinden fazla  Too + sıfat/zarf  Too cold to swim.
Enough Yeterli miktarda   Sıfat + enough / Enough + isim  Not big enough
So   Çok (derece)  So + sıfat/zarf + (that) So fast that I fell.
Such  Böylesine, çok  Such + (sıfat) + isim + (that)  Such a mess that we left.

Sık Yapılan Hatalar

Yanlış: He is too tall to play basketball.
Doğru: He is tall enough to play basketball.

Yanlış: It was so a good movie.
Doğru: It was such a good movie.

Yanlış: She is enough talented to win.
Doğru: She is talented enough to win.

 İpucu: So/Such – That, Too/Enough – To

So ve Such, genellikle that ile sonuç bağlar.
Too ve Enough, genellikle to + fiil ile kullanılır.

Sonuç 

"Too", "Enough", "So" ve "Such" gibi vurgulama yapıları, İngilizce'de hem anlamı güçlendirmek hem de ifade netliği sağlamak açısından oldukça önemlidir. Bu yapıları doğru şekilde kullanmak, hem yazılı hem sözlü İngilizcenizi daha doğal ve etkili hale getirir. Yukarıdaki örnekler ve ipuçları sayesinde bu yapıları rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Mini Alıştırma 

  1. The tea is ___ hot to drink.
  2. He has ___ experience to handle this project.
  3. That was ___ an interesting book that I couldn’t stop reading.
  4. She runs ___ fast that no one can catch her.