“Get” Fiilinin Tüm Kullanım Biçimleri ve Püf Noktaları

Sep 9
İngilizce öğrenirken karşımıza en çok çıkan fiillerden biri “get”tir. İlk bakışta sadece “almak” veya “elde etmek” gibi görünebilir, ama işin içine deyimler, phrasal verbs (fiil + edat yapıları) ve kalıplar girince iş biraz karmaşıklaşır. Bu yazıda, “get” fiilinin farklı kullanımlarını, püf noktalarını ve en sık karşılaşacağınız kalıpları örneklerle öğreneceksiniz.

Get Fiilinin Temel Anlamları

Başlangıç olarak, "get" fiilinin en temel ve yaygın anlamlarına bir göz atalım.

Almak, Edinmek: Bir şeyi fiziksel olarak elde etmek anlamında kullanılır.
  • I got a new book yesterday. (Dün yeni bir kitap aldım.)
  • Can you get me some water? (Bana biraz su getirebilir misin?)

Ulaşmak, Varmak: Bir yere gitmek veya bir konuma ulaşmak anlamında kullanılır.
  • We got home late. (Eve geç vardık.)
  • How can I get to the station? (İstasyona nasıl gidebilirim?)

Anlamak: Bir fikri, konuyu veya durumu kavramak anlamında kullanılır.
  • I don't get this joke. (Bu şakayı anlamıyorum.)
  • Did you get what he said? (Ne dediğini anladın mı?)

Satın Almak: Bir şeyi para karşılığında edinmek anlamında kullanılır.
  • She got a dress for the party. (Parti için bir elbise aldı.)

Get Birine Bir Şey Yaptırmak (Causative Get): Birine bir işi yaptırmak anlamında kullanılır. Bu yapıda "get + something + to-infinitive" veya "get + someone + to-do something" kalıbı kullanılır.
  • I got my car repaired. (Arabamı tamir ettirdim.)
  • He got his sister to help him. (Kız kardeşine ona yardım ettirdi.)

Günlük Konuşmada Get Kullanımı

Konuşma İngilizcesinde “get” çok sık kullanılır. Daha doğal bir dil için aşağıdaki kullanımlar işinize yarayacaktır:

a) “Bir yere varmak”
  • We got to the airport on time. (Havaalanına zamanında vardık.)
  • What time did you get home? (Eve ne zaman geldin?)

b) “Bir şey satın almak / elde etmek”
  • I got some milk from the store. (Bakkaldan süt aldım.)
  • He got a job in London. (Londra’da iş buldu.)

c) “Bir şey anlamak”
  • Sorry, I didn’t get that. (Üzgünüm, onu anlamadım.)
  • Do you get what I mean? (Ne demek istediğimi anlıyor musun?)

d) “Olmak / değişmek”
  • It’s getting late. (Geç oluyor.)
  • He got angry when he heard the news. (Haberleri duyunca sinirlendi.)

“Get” ile Phrasal Verbs (En Sık Kullanılanlar)

İngilizce'deki en zengin ve en yaygın kelime türlerinden biri de phrasal verbs'lerdir. "Get" fiili de sayısız phrasal verb'ün içinde yer alır ve her biriyle bambaşka anlamlar kazanır. Bu yapılar, başlangıçta kafa karıştırıcı görünse de, öğrenildikçe İngilizce'nizi inanılmaz geliştirecektir.

İşte en sık kullanılan "get" phrasal verb'lerinden bazıları:

  • Get up: Kalkmak (uykudan uyanıp yataktan çıkmak)
I usually get up at 7 AM. (Genellikle sabah 7'de kalkarım.)

  • Get on/off: Bir taşıta binmek/inmek (otobüs, tren, uçak gibi)
We got on the bus at the last stop. (Son durakta otobüse bindik.)
Please get off the train at the next station. (Lütfen bir sonraki istasyonda trenden inin.)

  • Get in/out: Bir araca binmek/inmek (arabaya binmek/inmek gibi)
Get in the car, it's raining. (Arabaya bin, yağmur yağıyor.)
Be careful when you get out of the car. (Arabaya binerken dikkatli ol.)

  • Get along (with): Birisiyle iyi geçinmek, anlaşmak
I get along well with my colleagues. (İş arkadaşlarımla iyi anlaşıyorum.)

  • Get over: Bir hastalığı atlatmak, bir zorluğun üstesinden gelmek, unutmak
It took him a long time to get over the flu. (Grip hastalığını atlatması uzun sürdü.)
She's still trying to get over their breakup. (Hala ayrılıklarını atlatmaya çalışıyor.)

  • Get away: Kaçmak, uzaklaşmak
They tried to get away from the police. (Polisten kaçmaya çalıştılar.)
Let's get away for the weekend. (Hafta sonu bir yerlere gidelim/kaçalım.)

  • Get by: Geçinmek, idare etmek (özellikle para veya kaynaklar kısıtlıyken)
We don't have much money, but we get by. (Çok paramız yok ama idare ediyoruz.)

  • Get through: Bir zorluğun üstesinden gelmek, bitirmek (bir işi, sınavı, zor bir dönemi)
I hope I can get through this difficult exam. (Umarım bu zorlu sınavı başarabilirim.)
We managed to get through the winter. (Kışı atlatmayı başardık.)

  • Get back: Geri dönmek, geri almak
When will you get back from your trip? (Gezinden ne zaman döneceksin?)
I need to get my keys back. (Anahtarlarımı geri almam gerekiyor.)

  • Get rid of: Kurtulmak
I want to get rid of these old clothes. (Bu eski kıyafetlerden kurtulmak istiyorum.)

  • Get around: Dolaşmak, seyahat etmek (bir yerin etrafında veya farklı yerlere)
It's easy to get around in this city by public transport. (Bu şehirde toplu taşımayla dolaşmak kolaydır.)

“Get” ile Kullanılan Yaygın Kalıplar

“Get” aynı zamanda kalıplaşmış ifadelerde de sıkça geçer. Bunlar günlük konuşmalarda çok işinize yarar.

a) Get married → Evlenmek
  • They got married last year.

b) Get dressed → Giyinmek
  • Hurry up and get dressed!

c) Get ready → Hazırlanmak
  • I need to get ready for the party.

d) Get lost → Kaybolmak / Defolmak
  • Tourists got lost in the city.
  • Get lost! (argo, uzaklaş anlamında)

e) Get started → Başlamak
  • Let’s get started with the meeting.

“Get” ile İfadeler (Idioms)

İngilizcede bazı deyimlerde “get” fiili geçer. Bu deyimler günlük konuşmalarda çok sık kullanılır ve konuşmanıza doğallık katar. İşte en bilinenleri:

  • get the ball rolling → Bir şeyi başlatmak.
Örnek: Let’s get the ball rolling with a quick introduction. (Kısa bir tanıtımla başlayalım.)

  • get cold feet → Korkup vazgeçmek, cesaretini kaybetmek.
Örnek: He got cold feet before the wedding. (Düğünden önce korktu.)

  • get out of hand → Kontrolden çıkmak.
Örnek: The situation got out of hand. (Durum kontrolden çıktı.)

  • get to the point → Sadede gelmek.
Örnek: Please get to the point. (Lütfen sadede gel.)

  • get your act together → Kendini toparlamak, daha düzenli olmak.
Örnek: You need to get your act together and study. (Kendini toparlamalı ve ders çalışmalısın.)

Not:
İngilizce'de "Get" dışında da kullanılan pek çok deyimsel ifadeler vardır. Deyimsel ifadeleri doğru bağlamda kullanmak çok önemlidir.

“Get” Kullanırken Dikkat Edilmesi Gereken Püf Noktaları

  • Çok Anlamlıdır: Tek bir çevirisi yoktur. Bağlamı analiz edin.

  • Günlük İngilizcede Tercih Edilir: Özellikle konuşmada “obtain, receive, arrive” yerine sık sık “get” kullanılır.

  • Phrasal Verbs’e Dikkat: “Get over” ile “get on” tamamen farklıdır. Edat değişince anlam da değişir.

Zamanlara Uyumu:

  • Present → I get it.
  • Past → I got it.
  • Perfect → I have got it.
  • Continuous → I’m getting tired.