Gelecek Yapıları + Time Clauses: when/as soon as

Sep 10
İngilizce konuşurken gelecekten bahsetmek hepimizin en çok zorlandığı konulardan biri. "Will mi kullanmalıyım, going to mu? Yoksa present continuous mu?" soruları beynimizde dans edip durur. Bir de işin içine "when, as soon as, before, after" gibi zaman bağlaçları girince kafalar iyice karışır. Ama merak etme, bu karmaşık görünen konuyu o kadar basit ve eğlenceli hale getireceğiz ki, artık İngilizce'de gelecekten bahsetmek senin için çocuk oyuncağı olacak. 

Gelecek Zamanın Temelleri: 

İngilizce'de gelecekten bahsetmenin birkaç farklı yolu var. Aşağıdaki tabloda en yaygın 3 yapıyı görebilirsin:
will + V1 Ani kararlar, tahminler, teklif ve vaatler I will call you tonight.
be going to + V1 Planlar, niyetler, kesin gözüyle bakılan olaylar She is going to study medicine.
present continuous (am/is/are + Ving) Kesinleşmiş planlar, ayarlanmış programlar We are meeting at 7 PM.

Ne zaman hangisini kullanmalıyız?

Eğer şu an karar veriyorsan, "will" kullan.
Daha önceden bir plan yaptıysan, "going to" ya da "present continuous" kullan.
Eğer program belirlenmiş, saat randevusu alınmışsa, present continuous kullanmak daha uygun olur.

Time Clauses Nedir?

Time clauses, bir olayın ne zaman gerçekleştiğini anlatan yan cümleciklerdir. Genellikle şu bağlaçlarla başlar:
 when (ne zaman)
 as soon as (olur olmaz)
 before (önce)
 after (sonra)
 until (kadar)
 while (iken)
Bu bağlaçları gördüğün zaman dikkat etmen gereken önemli bir kural var:
Time clause içinde future tense (will) kullanılmaz.
Yani "when", "as soon as" gibi bağlaçlardan sonra gelecekte olsa bile geniş zaman (present simple) kullanılır.
Örnek:
Doğru: I’ll call you when I get home.
Yanlış: I’ll call you when I will get home.
Çünkü "get home" gelecekte olacak ama zaman bağlacı olduğundan will kullanılmaz.

Time Clauses ile Gelecek Yapıların Kullanımı

Aşağıdaki cümle yapılarına dikkat:
WILL + Time Clause (Present Simple)
I will go out when it stops raining.
She will text me as soon as she lands.
BE GOING TO + Time Clause (Present Simple)
They are going to watch TV after they finish dinner.
He is going to study when the kids go to bed.
PRESENT CONTINUOUS + Time Clause (Present Simple)
I’m meeting John when he arrives.
We’re flying to Paris after the wedding ends.
Time clause ne olursa olsun, bağlaçtan sonraki fiil geniş zaman olur.