Çıkarım Modalları (Geçmiş): might/should have
Sep 13
İngilizce öğrenen çoğu kişinin kafasını karıştıran konulardan biri de geçmişte olmuş ya da olmamış olaylarla ilgili yorum yapmaktır. İşte tam da bu noktada yardımımıza modal perfect yapılar yetişiyor. Özellikle de "might have" ve "should have" kalıpları.
Bu blog yazısında, İngilizce'de geçmişe dair çıkarımda ve eleştiride bulunurken kullanılan bu iki önemli yapıyı detaylı bir şekilde, bol örnekle ve anlaşılır bir dille öğreneceksin.
Modal Perfect Nedir?
Önce şu kavramı açıklayalım: Modal Perfect, bir modal fiilin (can, might, should, must vb.) ardından "have + V3 (fiilin üçüncü hali)" yapısının gelmesiyle oluşur.
Yapısı:
Modal + have + V3
Bu yapı, geçmişteki bir olay hakkında konuşurken kullanılır. Ya olmuş bir şeyin yorumunu yaparız, ya da olmamış bir şeyi eleştiririz.
Might Have Kullanımı
"Might have", geçmişte bir olayın olmuş olabileceğini ama emin olmadığımızı ifade etmek için kullanılır. Yani bu bir ihtimal belirtir.
- Emin olmadığın bir durumu anlatırken
- Olasılık belirtirken
Türkçesi:
Olmuş olabilir / yapmış olabilir
She might have forgotten the meeting.(Toplantıyı unutmuş olabilir.)
She might have forgotten the meeting.(Toplantıyı unutmuş olabilir.)
Should Have Kullanımı
"Should have", geçmişte olması gereken ama olmayan bir şey için kullanılır. Yani burada genellikle bir eleştiri, pişmanlık ya da tavsiye vardır.
- Eleştiri ya da sitem içerirken
- Tavsiye verilirken (geriye dönük)
Türkçesi:
Yapmalıydı ama yapmadı / Yapmam gerekiyordu
You should have called me.(Beni aramalıydın. (ama aramadın)
Kısa Kısa Hatırlatmalar
You should have called me.(Beni aramalıydın. (ama aramadın)
Kısa Kısa Hatırlatmalar
"Might have" belirsizlik içerir → Belki oldu, belki olmadı.
"Should have" net bir görüş içerir → Olmalıydı ama olmadı
Sık Yapılan Hatalar
1. “Have” Yerine “Has” Kullanmamak
Yanlış: She might has gone.
Doğru: She might have gone.
2. Fiilin Üçüncü Halini Kullanmamak
Yanlış: I should have go.
Doğru: I should have gone.
3. Emin Olunan Durumlarda “Might Have” Kullanmak
Eğer bir olayın kesin olduğuna inanıyorsan "must have" kullanmalısın.
Örn: She must have seen the message. (Mesajı görmüş olmalı – eminiz.)
Nerden Çıktı Bu LEMON ACADEMY?
Yeni gelmedik, geri de gelmedik, biz hep buradaydık! Kader bizi bugün buluşturdu. Ama bunun bir sebebi var: Seni KONUŞTURANA kadar burada olacağız.
